Evlilik İlişkisi: Gönüllülük, Zorunluluk ve Çatışmanın Dinamikleri
Evlilik ilişkisi, doğası gereği son derece karmaşık, sürekli değişen ve gelişen bir ilişki biçimidir. Eşlerin evliliklerini nasıl tanımladıkları ve bu ilişkiyi nasıl algıladıkları, evliliğin temel dinamiklerinden birini oluşturur.
Evlilikte ikinci temel dinamik ise eşlerin birlikte yaşama nedenidir:
Gerçekten istedikleri için mi birlikte yaşamaktadırlar, yoksa çeşitli nedenlerle buna mecbur mu hissediyorlardır?
Gönüllülük ve Zorunluluk Dengesi
Bir evlilikte gönüllülük ve zorunluluk unsurları dengelendiğinde, ilişki daha sağlıklı ilerler ve eşler evliliklerinden doyum almaya başlar. Her ne kadar eşler evliliklerini isteyerek sürdürdüklerini ifade etseler de, evlilik ilişkilerinde gelenekler, toplumsal beklentiler ve yasal gerçeklikler nedeniyle belirli zorunlulukların bulunması kaçınılmazdır.
Ancak bir evlilik tamamen gönüllü ya da tamamen zorunlu bir ilişki haline geldiğinde, çatışmaların ortaya çıkması da kaçınılmaz olur.
Zorunlu Algılanan Evlilikler
Katı dinsel kurallar, eşlerden birinin diğerini aşırı derecede baskılaması ya da bir eşin hoşgörü sınırlarını aşan davranışlara katlanmaya çalışması durumlarında evlilik ilişkisi bütünüyle zorunlu bir ilişki olarak algılanabilir.
Bu tür evliliklerde eşler dışarıdan uyumlu görünseler bile, gerçekte ilişki iki hücre arkadaşı arasındaki ilişkiye benzer. Eşler istedikleri için değil, mecbur olduklarını düşündükleri için birlikte yaşamaya çalışırlar. Zamanla evliliğin heyecanı azalır ve çatışmalar kaçınılmaz hale gelir.
Zorunlu Nedenlerle Kurulan Evlilikler
Görücü usulüyle yapılan evlilikler, aile baskısıyla gerçekleşen evlilikler gibi durumlarda evlilik kolayca zorunlu bir ilişkiye dönüşebilir. Bu evliliklerde eşler zamanla şu sorularla baş başa kalabilir:
-
Birbirimizi sevdiğimiz için mi evlendik?
-
Yoksa aileleri memnun etmek için mi?
Bu tür zorunlu algılanan ilişkilerde çiftler arasında kısır bir döngü oluşur. Örneğin bir kadın, eşinin kendisiyle başka seçeneği olmadığı için birlikte yaşadığını düşünmeye başladığında, eşinin olumlu davranışları bile rahatsız edici hale gelebilir. Bu durum ilgisizlik, ters davranışlar veya duygusal geri çekilme ile sonuçlanabilir.
Ayrılamayan Ama Birlikte de Olamayan Çiftler
Bu kısır döngüye giren eşler ne gerçekten birlikte olabilirler ne de tamamen ayrılabilirler. Bu ilişkilerde çiftler sık sık ayrılıp yeniden birleşirler ve zamanla kendi başlarına çıkamayacakları bir ilişki tuzağına düşerler.
Çift terapisine başvurduklarında ise gerçekten ne istediklerini saptamak oldukça zor olabilir.
Evlilikte Çatışmalar Nasıl Başlar?
Evlilik öncesinde eşler arasında belirli bir ilişki biçimi kurulmuş olur. Ancak bu ilişki çoğu zaman eşler birbirlerini yeterince tanımadan gelişir. Evlilikle birlikte yaşam koşulları değişir ve bu durum ilişkide radikal bir dönüşümü zorunlu kılar.
Bazı çiftler bu değişime esnek bir şekilde uyum sağlarken, bazıları evlilik öncesindeki ilişki kalıplarına ya da olmasını istedikleri ilişki biçimine sıkı sıkıya tutunur. Eşlerden biri bu kalıba yapıştıkça, diğeri çoğu zaman tam tersi bir tutum geliştirir.
Evlilikte Kurallar ve Güç Dengesi
Evlilik sürecinde çiftlerin üzerinde uzlaşmak zorunda oldukları birçok konu vardır:
-
Ev işleri kim tarafından ve ne ölçüde yapılacak?
-
Bütçeyi kim yönetecek?
-
Çocuk bakımı ve eğitimi nasıl paylaşılacak?
-
Akrabalarla ilişkiler nasıl düzenlenecek?
Bu konularda yaşanan çatışmaların temelinde çoğu zaman hangi eşin orijin ailesinin model alınacağı meselesi yatar. Bu süreç genellikle bilinçdışı işler ve çözülmediğinde evlilikte kronik sorunlara yol açar.
Asıl çatışma çoğu zaman hangi kuralların konulacağından çok, bu kuralların kim tarafından konulacağı meselesidir. Bu durum evlilikte bir güç mücadelesine dönüşebilir.
Açık, Kapalı ve Kabul Edilmeyen Kurallar
Evlilik ilişkilerinde üç tür kuraldan söz edilebilir:
-
Açıkça konuşulabilen kurallar
(Örneğin eşlerden birinin arkadaşlarıyla vakit geçirmesi) -
Üzerinde konuşulamayan, örtük kurallar
(Örneğin önemli kararların kimin tarafından alınacağı) -
Kabul edilmeyen ama sürdürülen kurallar
(Örneğin eşlerden birinin sürekli saldırgan davranması)
Bu kurallar evliliğin temel yapısını oluşturur ve ilişkinin niteliğini belirler.
Kurallar, Çatışma ve Güç Savaşları
Evliliğin ilk dönemlerinde eşler birbirlerine daha hoşgörülü davranırken, zamanla kontrol ve sınır mücadelesi başlar. Bu süreçte çiftler aslında “kural koymanın kurallarını” belirlerler.
Çatışmaların çözümü genellikle kuralların içeriğinden çok, kontrolün kimde olacağı meselesinde tıkanır. Bu durum zamanla tehdit, sabotaj, geri çekilme ya da saldırgan davranışlara yol açabilir.
Bu tür güç savaşları her zaman patolojik bir ilişki anlamına gelmez. Ancak eşlerden biri diğerini sürekli kontrol ediyor ve bunu inkâr ediyorsa, ilişki giderek patolojik bir nitelik kazanır.
Evlilik ve Cinsel İlişki Arasındaki Bağ
Eşler arasındaki cinsel ilişki, evlilikteki temel ilişki örüntüsünden bağımsız değildir. Cinsel sorunların merkezinde çoğu zaman kontrolün kimde olduğu sorusu yer alır.
Cinsel ilişkide isteklerin açıkça ifade edilemediği durumlarda yanlış anlamalar artar ve çiftler zamanla sevilmediklerini düşünmeye başlarlar. Oysa isteklerin açıkça dile getirilebildiği ilişkilerde cinsel çatışmalar çok daha kolay çözülür.
Bazı durumlarda bedensel belirtiler (örneğin sürekli baş ağrısı) ya da saldırgan davranışlar, cinsel yakınlıktan kaçınmanın dolaylı yolları haline gelebilir. Bu tür döngüsel çatışmalarda profesyonel destek olmadan çözüm bulmak oldukça zordur.
Evlilikte Çatışma Kaçınılmaz, Çözüm Mümkündür
Evlilik ilişkilerinde çatışmalar sayısız nedenden kaynaklanabilir. Bu yazıda kültürler arası ortaklık gösteren temel çatışma dinamikleri ele alınmıştır.
Evrensel olarak evlilik, eşlerin belirli kuralları birlikte şekillendirmesini ve bu kuralların nasıl belirleneceği konusunda uzlaşmasını gerektirir. Kültürel değişimlerin hızlanması, kadın-erkek rollerinin dönüşmesi gibi faktörler ise bu süreci daha da karmaşık hale getirmektedir.
Sağlıklı bir evlilik için, kuralların içeriğinden çok nasıl ve kim tarafından belirlendiğinin fark edilmesi ve bu sürecin açık iletişimle yürütülmesi büyük önem taşır.
Shu. Güldane KAVGACI
Aile ve Evlilik Danışmanı & Cinsel Danışman